Kuyumcu Üretim Atölyesi Kuyumcu
Üretim Atölyesi

“Teslim edildi” görünüyor ama müşteri almadı: adım adım ne yapılır

Teslim kaydı olmasına rağmen ürünün ulaşmadığı durumda izlenecek sıra: kaydın ayrıntısını okumak, müşteriye doğru soruları doğru sırayla sormak, taşıyıcıdan teslim araştırması istemek ve çözümü ne zaman kendinizin üstleneceğine karar vermek.

Global Satış 5 dk okuma

Satış sonrası en gergin yazışmalardan biri şu cümleyle başlar: takip ekranında teslim edildi yazıyor, ama paketi almadım. İki taraf da doğru söylüyor olabilir ve bu yüzden tartışma kendiliğinden çözülmez. Kaydın teslim edildiğini göstermesi, paketin doğru kişinin eline geçtiğini kanıtlamaz. Küçük takı paketlerinde bu boşluk daha da genişler, çünkü paket posta kutusuna sığar ve kolayca gözden kaçar.

Aşağıda teslim edildi görünüyor ama gelmedi durumunda ne yapılacağını sırayla anlatıyoruz: kaydı nasıl okuyacağınız, müşteriye hangi soruları hangi sırayla soracağınız, taşıyıcıdan ne isteyeceğiniz ve çözümü ne zaman kendinizin üstleneceği.

Kaydı ayrıntılı okumak

İlk iş, takip kaydının özet satırına değil ayrıntısına bakmaktır. Teslim satırının altında çoğu zaman ek bilgi vardır: teslim saati, teslim biçimi, bazen bırakıldığı yer ya da teslim alan kişinin adı. Bu ayrıntılar hangi senaryoda olduğunuzu gösterir. Özet satır her durumda aynı görünür; ayrımı yapan şey altındaki tek satırlık nottur.

Teslim biçimi imzalıysa tartışma başka bir yere gider; ortada bir imza kaydı vardır ve muhatap büyük ölçüde alıcı tarafıdır. Teslim biçimi kapıya bırakma ya da güvenli yer ise ihtimal listesi genişler ve elinizdeki kanıt zayıflar. Kayıtta konum bilgisi varsa bunu müşteriye iletmek, çoğu durumu ilk mesajda kapatır. Konum müşterinin adresinden belirgin biçimde uzaktaysa, bu bilgi araştırma talebinin de en güçlü ekidir.

Müşteriye sorulacak sorular ve sırası

Bu aşamada yapılacak en kötü şey, müşteriyi suçlar ya da savunmaya iter bir dil kurmaktır. Sorular yardım amaçlı sorulmalı ve kısa tutulmalıdır. Sıra da bilinçlidir: en olası ihtimalden başlanır. Bütün soruları tek mesajda toplamak da işe yarar; müşteriyi arka arkaya gelen sorularla yormamak, iş birliğini ayakta tutar.

  • Kapı önü, posta kutusu, bahçe, garaj gibi bırakılabilecek yerler kontrol edildi mi?
  • Aynı adreste yaşayan biri paketi almış olabilir mi?
  • Apartman girişi, resepsiyon ya da güvenlik noktası varsa oraya bırakılmış olabilir mi?
  • Komşulardan biri teslim almış olabilir mi?
  • Adres satırında eksik ya da eski bir bilgi kaldı mı?
  • Aynı gün başka bir kargo teslim alındı mı; paket onun içine ya da yanına konmuş olabilir mi?

Yakın çevre araması neden ilk adımdır

Teslim edilmiş görünen paketlerin önemli bir bölümü kaybolmaz, yalnız beklenmeyen bir yerde durur. Kurye kapının yan tarafına, saksının arkasına ya da bir üst kata bırakmış olabilir. Aynı sokakta benzer numaralı bir adrese teslim edilmesi de sık rastlanan bir durumdur. Bu durumda paket genelde kaybolmaz; komşu birkaç gün içinde kapıya getirir.

Bu arama bir gün içinde yapılırsa sonuç verme ihtimali yüksektir. Zaman geçtikçe hem paketin bulunma ihtimali hem taşıyıcının araştırma yapabilme imkânı düşer, çünkü kuryenin o teslimatı hatırlaması ve araç kayıtlarının incelenebilmesi süreye bağlıdır. Bekleyip görmek, bu olayda işe yaramayan tek stratejidir. Aynı gün içinde yazılan kısa bir mesaj, bir hafta sonra açılan resmi bir talepten daha çok iş görür.

Taşıyıcıdan ne istenir

Yakın çevre araması sonuç vermezse taşıyıcıya teslim araştırması talebi açılır. Bu talep, kayıp araştırmasından farklıdır; paketin teslim edildiği iddia edilen noktanın doğrulanmasını ister. Talebi gönderiyi yapan taraf açar, yani alıcı değil siz açarsınız. Müşteriye “taşıyıcıyı siz arayın” demek çoğu zaman sonuçsuz kalır, çünkü taşıyıcı gönderi sahibiyle muhatap olur.

Talep açarken kaydın tam dökümünü, sipariş bilgisini ve müşterinin yaptığı aramaların özetini birlikte iletmek işi hızlandırır. Bazı taşıyıcılar teslim noktasının konum verisini ya da kurye beyanını paylaşır. Bu bilgi, paketin yanlış adrese gittiğini gösterirse çözüm hızla netleşir. Paylaşmayan taşıyıcılarda ise araştırma sonucu tek satırlık bir cevap olarak döner; o cevabı da müşteriye aynen aktarmak gerekir.

Müşteriyle iletişimi ayakta tutmak

Araştırma sürerken müşteri sessizliğe tahammül etmez. Yazışmayı canlı tutmanın maliyeti düşük, faydası yüksektir. Her adımda ne yaptığınızı ve bir sonraki bilgiyi ne zaman vereceğinizi yazmak, şikâyet ve anlaşmazlık açılma ihtimalini belirgin biçimde düşürür. Müşterinin gözünde sorun, çözülmemiş olmaktan çok sahipsiz kalmış olmakla büyür.

Dilin kurulumu da sonucu etkiler. Müşteriye “kargo teslim etmiş görünüyor” demek onu suçlanmış hissettirir. Aynı bilgiyi “kayıt teslim gösteriyor, ancak bu her zaman doğru kişiye ulaştığı anlamına gelmiyor” biçiminde kurmak, aynı gerçeği aktarır ve tarafları aynı yöne bakar hale getirir.

Çözümü ne zaman kendiniz üstlenirsiniz

Bir noktada taşıyıcı cevabını beklemenin ticari bir bedeli oluşur. Yeniden gönderim ya da iade kararı, araştırma sonucundan bağımsız verilebilir ve çoğu zaman verilmelidir. Bu karar taşıyıcıdan talep hakkınızı düşürmez; iki hesap ayrı yürür. Müşteri tarafındaki çözümü taşıyıcının takvimine bağlamak, tek bir olayı iki ayrı soruna dönüştürür.

Kararı verirken ürünün yerine konabilirliği belirleyicidir. Katalogdan çıkan standart bir parça hızla yeniden gönderilebilir; kişiye özel üretilmiş bir parçada süre yeniden başlar ve müşteriye verilecek cevabın da tonu değişir. Katalog ürünlerinde bu esneklik, teslim sorunlarını yönetmeyi kolaylaştıran az konuşulan bir avantajdır.

Aynı olayın tekrarını azaltmak

Teslim sorunları belirli adres tiplerinde ve belirli bölgelerde yoğunlaşır. Hangi siparişlerde yaşandığını kaydetmek, gelecekte hangi gönderilerde imzalı teslim seçeceğinizi gösterir. Aynı bölgeden ikinci kez benzer bir bildirim geldiyse, tercih artık gönderi başına değil bölge başına yapılır. Teslim tercihi, gönderi hazırlığının son satırı olarak yazıldığında karar her seferinde tekrarlanmaz.

Paketin dışarıdan ne söylediği de etkiler; sade bir kutu daha az ilgi çeker ve kapı önünde beklediği sürede daha az fark edilir. Paketleme tarafındaki düzenimiz bu ilkeye dayanır. Teslim riskinin hangi tedarik modelinde kimin üzerinde kaldığı ise ayrı bir konudur ve tedarik modeli karşılaştırmasında ele alınmıştır.

Ayırt etme kuralı: kaydın gösterdiği yer

Kararınızı şu tek soruya bağlayın: kayıt neyi gösteriyor ve müşteri nereye baktı? Kayıt imzalı teslim gösteriyor ve müşteri hane içinde kimseye sormadıysa, arama henüz tamamlanmamıştır. Kayıt kapıya bırakma gösteriyor ve müşteri her yeri kontrol ettiyse, araştırma talebini açma zamanı gelmiştir. Kayıt farklı bir konum ya da farklı bir adres tipi gösteriyorsa, sorun teslimde değil yönlendirmededir ve düzeltme talebi başka bir hattan yürür. Bu üç durum aynı cümleyle başlar ama üç ayrı yol izler; hangisinde olduğunuzu bilmeden atılan her adım zaman kaybettirir. Kendi düzeninizi kurarken takıldığınız yerde bize yazabilirsiniz.

Kendi koleksiyonunuz için konuşalım.

Bu yazıdaki üretim adımlarının hepsi İstanbul’daki kendi atölyemizde yapılıyor. Numune, adet ve süre konuşmak için yazın.

Atölyeye yazın