Kuyumcu Üretim Atölyesi Kuyumcu
Üretim Atölyesi

Rodaj Kalınlığı Üretimde Nasıl Belirlenir ve Neyi Değiştirir

Rodaj kalınlığı akım ve süreyle kurulur, parçanın her bölgesinde aynı olmaz ve rengi de değiştirir. Kalınlığın altındaki cilanın neden daha belirleyici olduğu ve şartnamede kalınlığın hangi satırlarla tarif edileceği anlatılıyor.

Üretim 5 dk okuma

Beyaz ürün siparişi verirsiniz. İlk parti gelir, parçalar soğuk ve temiz bir beyazdır. İkinci partide aynı model biraz daha sarıya çalar ya da yüzük bandının içi kısa sürede açılmaya başlar. Model değişmemiştir, alaşım değişmemiştir. Değişen, yüzeydeki rodyum tabakasının kalınlığı ve o tabakanın parçanın hangi bölgesinde ne kadar biriktiğidir.

Aşağıda rodaj kalınlığının atölyede neye göre belirlendiğini, aynı parçanın farklı bölgelerinde neden farklı kalınlık oluştuğunu ve bunun ürünün rengine, hissine ve ömrüne ne yaptığını anlatıyoruz.

Rodaj ne kadar ince bir katmandır

Rodyum kaplama mikron ölçeğinde çalışır. Gözle görülmeyen, saç telinin yanında bile son derece ince kalan bir tabakadan söz ediyoruz. Bu tabaka örtücü bir boya gibi davranmaz; altındaki yüzeyin dokusunu gizlemez, birebir kopyalar.

Kalınlık iki değişkenle ayarlanır: banyodaki akım ve parçanın banyoda kalma süresi. Süre uzadıkça tabaka kalınlaşır. Kalınlaştıkça beyazlık daha kararlı olur, ancak katman gevrekleşir ve keskin kenarlarda çatlamaya yatkın hâle gelir. Kalınlık bu yüzden “ne kadar çoksa o kadar iyi” mantığıyla değil, ürün tipine göre seçilir.

Rodyumun bu işte kullanılmasının sebebi rengi değil davranışıdır. Sert bir metaldir, havayla temasta rengini korur ve altındaki alaşımın tonunu nötrleyerek soğuk bir beyaz verir. Aynı sertlik, tabakanın esneme payını da düşürür. Bu yüzden rodaj kalınlığı yükseltilirken ürünün bükülen veya darbe alan bölgeleri ayrıca değerlendirilir.

Aynı parçanın her yerinde kalınlık aynı değildir

Elektro kaplamada metal, elektrik alanının yoğunlaştığı yerde daha hızlı birikir. Keskin kenarlar, köşeler ve dışa taşan uçlar alanı topladığı için oralarda tabaka kalınlaşır. Buna karşılık oyuklar, halka içleri, kilidin iç yüzü ve iki parçanın birleştiği dar boşluklar alanın zayıf kaldığı bölgelerdir; oraya daha az rodyum iner.

Sonuç şudur: yüzüğün dış yüzeyi hâlâ beyazken iç yüzeyi çok daha erken açılabilir. Bu bir üretim hatası değil, kaplamanın fiziğidir. Atölye tarafındaki karşılığı, parçanın askıya asılış yönünü değiştirmek ve zayıf bölgeler için ek konumlandırma yapmaktır.

Zincir ve hareketli parçalarda durum bir kat daha zorlaşır. Halkalar banyoda birbirine yaslanır; temas eden yüzeylere sıvı ulaşmaz ve orada tabaka ince kalır. Bu yüzden zincirler sabit askı yerine hareket ettirilen düzeneklerde kaplanır. Yine de halkanın birbirine değdiği noktalar, düz bir yüzeyle aynı kalınlığa hiçbir zaman ulaşmaz.

Kalınlık rengi de değiştirir

İnce bir rodaj tabakası altındaki metalin tonunu bir miktar geçirir. Sarıya çalan bir alaşımın üzerine ince rodaj yapıldığında beyaz, hafif sıcak bir beyaz olur. Tabaka kalınlaştıkça renk soğur ve mavimsi griye yaklaşır.

Beyaz alaşımın kendi rengi de bu denklemin içindedir. Alaşımın neden bu tonda olduğunu ve rodajın neden neredeyse standart hâline geldiğini beyaz altın kaç ayardır yazısında ele aldık. Katalogda birden çok beyaz ürün varsa hepsinin aynı tonu tutması için kalınlığın ürün bazında sabitlenmesi gerekir.

Banyonun yaşı da renge karışır. Kullanıldıkça çözeltinin bileşimi değişir ve aynı süre aynı tonu vermemeye başlar. Bu yüzden farklı günlerde kaplanan iki parti, şartname aynı olsa bile yan yana konduğunda ayırt edilebilir. Aynı modeli tek seferde kaplatmak, ton birliğini korumanın en dolambaçsız yoludur.

Rodajın altındaki yüzey kalınlıktan daha belirleyicidir

Kalın rodaj, eksik cilayı iyileştirmez. Tabaka altındaki her çiziği ve her mat lekeyi yukarı taşır. Yüzey ayna değilse rodaj sonrası da ayna olmaz; yalnızca kusur daha kalıcı hâle gelir.

Sıralama bu yüzden tartışmaya kapalıdır: tam cila, ardından yağdan arındırma ve aktivasyon, ardından rodaj. Cilanın tezgâhta hangi kademelerden geçtiğini cila ve rodaj yazısında adım adım anlattık. Ön hazırlık eksikken kalınlığı yukarı çekmek, harcanan rodyumu artırır ama görünümü düzeltmez.

Ara katman ne işe yarar

Bazı ürünlerde rodyumdan önce ince bir ara katman uygulanır. Bu katmanın işi, taban metalin bileşenlerinin zamanla yüzeye çıkmasını yavaşlatmak ve rodyuma daha düzgün bir zemin vermektir.

Gümüş ürünlerde rodaj ayrıca yüzeyi kararmaya karşı yavaşlatan sert bir dış kabuk görevi görür. Ara katman kararı ise ürünün rengine, taban metaline ve yüzeyin ne kadar sürtüneceğine göre verilir; her siparişte otomatik olarak uygulanan bir adım değildir.

Bazı modellerde rodaj yalnız belirli bir bölgeye uygulanır. İki renkli ürünlerde sarı kalması istenen yüzey maskelenir, geri kalanı banyoya girer. Maskeleme elle yapılan bir iştir ve sınır çizgisinin keskinliği tamamen o işin titizliğine bağlıdır. İki renk isteyen bir modelde sınırın nereden geçeceğini çizim üzerinde göstermek, tarifi cümleyle anlatmaktan çok daha güvenlidir.

Kalınlık ölçüyü ve dokunuşu ne kadar etkiler

Rodyum tabakası ürünün ölçüsünü elle hissedilecek kadar değiştirmez. Yüzük iç çapında yarattığı fark, kumpasla bakıldığında bile sınırda kalır. Konuyu ayrıca merak ediyorsanız rodaj ve kaplama yüzük ölçüsünü değiştirir mi yazısı ayrıntıya giriyor.

Hissedilen fark daha çok yüzeyde olur. Rodyum sert bir katmandır; parmakta biraz daha kaygan, biraz daha soğuk bir his verir. Mat bir yüzeyin üstüne rodaj yapıldığında matlık korunur ama doku hafifçe yumuşar ve ışığı biraz daha toplar.

Ölçü değişimi gerektiren her müdahale rodajı da ilgilendirir. Bir yüzük büyütülüp küçültüldüğünde ya da bir bağlantı yeniden lehimlendiğinde, o bölgedeki rodyum tabakası ısıyla ve zımparayla kalkar. Parça yeniden kaplanmadan geri gönderildiğinde iz kalır. Ölçü düzeltmesi konuşulan siparişlerde rodajın yenilenmesi de aynı işin parçası olarak konuşulur.

Şartnamede kalınlığı nasıl tarif edersiniz

Kalınlığı tek başına sayı olarak yazmak yetmez, çünkü ölçümün nereden alındığı belirtilmediğinde tarif havada kalır. Karşılığı olan bir tarif şu satırları içerir:

  • Ölçümün hangi bölgeden yapılacağı: dış yüzey mi, halka içi mi.
  • Rodajın tüm parçaya mı, yalnız belirli bir bölgeye mi uygulanacağı.
  • Rodaj öncesi cila seviyesi: ayna, saten ya da mat.
  • Taşlı üründe taş çevresinin maskelenip maskelenmeyeceği.
  • Onaylı numunenin renk referansı sayılıp sayılmayacağı.

Bu satırlar aynı zamanda kalite kontrol aşamasında nereye bakılacağını belirler. Şartnamede yazmayan bölge, kontrolde de bakılmayan bölge olur.

Kalınlık kararını ürünün sürtünen yüzeyine göre verin

Rodaj kalınlığını katalog geneline tek bir sayı olarak dayatmak yerine ürünü elinize alın ve şunu sorun: bu parçanın hangi yüzeyi başka bir şeye sürtünüyor. Yüzük bandının içi tene ve komşu yüzüğe sürtünür, bileklik kilidi masaya değer, kolye ucunun arkası kumaşa yaslanır, küpe neredeyse hiçbir şeye değmez.

Sürtünen yüzeyi olan üründe kalınlığı yukarı çekin ve ölçümü o bölgeden isteyin. Sürtünmeyen üründe kalınlık artırmak yerine cila seviyesini ve renk tutarlılığını konuşun. Bu ayrım yapılmadan verilen tek kalınlık kararı, bir üründe fazla, diğerinde eksik kalır.

Kendi koleksiyonunuz için konuşalım.

Bu yazıdaki üretim adımlarının hepsi İstanbul’daki kendi atölyemizde yapılıyor. Numune, adet ve süre konuşmak için yazın.

Atölyeye yazın