Etsy Takı Pazarı Nasıl Kurulu: Kim Satıyor, Alıcı Gerçekte Ne Arıyor
Etsy takı vitrininde mikro üretici, tasarımını ürettiren marka ve katalog aktaran hesap yan yana durur; alıcı bu üçünü listeleme sayfasında ayırt edemez. Yazı, alıcının hediye ve kişiselleştirme ekseninde arama yaptığını, rakip kümesinin sanılandan dar olduğunu, gümüş ile altın talebinin ayrıştığını, ABD ve İngiltere beklentilerinin farklı olduğunu ve rekabetin gerçek ekseninin tekrarlanabilirlik olduğunu anlatır.
Pazaryerleri 5 dk okuma
Etsy’de takı aramasına girip ilk sayfayı aşağı kaydırdığınızda birbirine benzeyen onlarca vitrin görürsünüz. Benzeyen kısım fotoğraflardır. Bu vitrinlerin arkasındaki işler ise birbirinden çok farklıdır: bir kısmı tek kişilik bir tezgâh, bir kısmı tasarım yapıp ürettiren küçük bir marka, bir kısmı da başkasının kataloğunu aktaran bir hesap.
Aşağıda Etsy takı pazarının kimlerden oluştuğunu, alıcının vitrine ne aradığı için geldiğini ve bu yapının kendi mağaza kararınızı nasıl değiştirdiğini anlatıyoruz.
Vitrinde üç farklı satıcı tipi yan yana durur
Birinci tip, ürünü kendi tezgâhında bitiren mikro üreticidir. Ürün sayısı sınırlıdır, tarz belirgindir, üretim kişinin kendi eline bağlıdır. İkinci tip, tasarımı kendi yapan ama üretimi bir atölyeye veren markadır. Katalog daha geniştir, ölçüler standarttır, aynı ürün tekrar sipariş edilebilir. Üçüncü tip, hazır bir katalogdan seçtiğini olduğu gibi listeleyen hesaptır. Alıcı bu üçünü listeleme sayfasında ayırt edemez. Ayrım sipariş sonrasında ortaya çıkar. Bir mağazanın hangi tipte olduğunu anlamanın yolu ürün açıklamasından değil, aynı ürünün ikinci kez aynı şekilde alınabilmesinden geçer.
Alıcı Etsy’ye neden gelir
Alıcının aklında genelde tek bir kişi vardır. Etsy’de takı aramalarının büyük kısmı hediyeye bağlanır: doğum günü, yıl dönümü, bir isim, bir tarih. Alıcı burada standart bir ürün değil, kendisine ait bir ayrıntı arar. Kişiselleştirme bu yüzden vitrindeki en güçlü çekim noktasıdır. İkinci arama nedeni tarzdır. Alıcı bir yerde gördüğü ince zinciri, ayarlanabilir yüzüğü veya sade halhalı arar. Üçüncü neden ilişkidir; alıcı soru sorabileceği bir satıcı arar. Bu üç nedenin hiçbiri tek başına ucuzluk üzerine kurulu değildir.
Aynı ürünün rakibi kim olur
Yeni satıcı rakibini kendine benzeyen bütün mağazalarda arar. Pratikte rakip çok daha dardır. Alıcı arama kutusuna yazdığı ifadeyi karşılayan ilk sayfada kalır; sizin rakibiniz o sayfada görünen mağazalardır. Bu sayfa ürün tipine göre değişir. İsim kolyesinde kalabalıktır, halhalda veya geniş boğum için ayarlanabilir yüzük gibi dar tanımlarda seyrekleşir. Arama görünürlüğünün mekaniği ayrı bir konudur. Burada işinize yarayacak sonuç şudur: geniş ve genel bir katalog, dar ve tanımlı bir kataloğa göre çok daha kalabalık bir sayfada yarışır.
Alıcı satın almadan önce mağazayı da tartar. Bunu bilinçli bir denetim gibi yapmaz; birkaç sinyale bakar. Ürün fotoğraflarının aynı ışıkta çekilmiş olması, açıklamaların aynı düzende yazılması ve mağazada birbirini tamamlayan parçaların bulunması güven verir. Tek bir ürünün etrafında kurulmuş, geri kalanı dağınık bir vitrin ise tereddüt yaratır. Takıda bu tereddüt daha da belirgindir, çünkü alıcı metalin gerçekten anlatıldığı gibi olup olmadığını göremez. Vitrinin tutarlılığı bu görülemeyen kısmın yerine geçer. Kataloğunuzu kurarken ürün sayısını değil, ürünler arasındaki ortak dili düşünün. Aynı zincir kalınlığını birden çok modelde kullanmak, aynı kilit tipini standart hâline getirmek ve ölçüleri aynı biçimde vermek bu dili kurar.
Gümüş ve altın aynı alıcıya gitmez
Pazarın en net ayrımlarından biri metaldedir. 925 ayar gümüş, hediye alışverişinde geniş bir kitleye açılır; alıcı riski düşük görür, çoğu zaman birden fazla parça alır. Altın tarafında karar süresi uzar, alıcı daha çok soru sorar, ürünün kalıcılığına bakar. Aynı modeli iki metalde birden sunmak vitrinde işe yarar, çünkü tek bir arama iki farklı bütçeye açılır. Hangi üründe hangi ayarın oturduğunu ürün tipine göre ayar yazısında ele alıyoruz. Metal seçimi üretim tarafındaki kalemleri de değiştirir; onu üretim maliyeti yazısına bıraktık.
ABD ve İngiltere alıcısı aynı şeyi beklemez
Pazarın ağırlığı İngilizce konuşan alıcıdadır. Bu iki ülke tek bir kitle gibi görünür, değildir. Ölçü sistemleri farklıdır, ayar alışkanlıkları farklıdır, ürün beyanına bakış farklıdır. Yüzük ölçüsünü US bedeniyle veren alıcı ile UK harfiyle veren alıcı aynı listelemeye düşer ve ikisi de sizden aynı netliği bekler. Bu farkın üretim tarafındaki karşılığını ülkelere göre ayar alışkanlığı yazısında anlatıyoruz. İki pazarı tek bir varsayımla yönetmek, ölçü ve beklenti hatalarının en yaygın kaynağıdır.
İki pazar arasındaki bir başka fark ölçü beklentisidir. ABD alıcısı yüzük bedenini rakamla, İngiltere alıcısı harfle söyler; zincir boyunu ise ikisi de inç olarak düşünür. Bu farkı listelemede karşılamazsanız her soru size gelir. Ölçü tablosunu ürün açıklamasına koymak, hem yazışmayı azaltır hem de yanlış ölçüyle giden siparişleri düşürür. Aynı tabloyu bütün kataloğunuzda tek biçimde kullanın.
Zincirin neresinde durduğunuz vitrine yansır
Pazarın görünmeyen kısmı tedarik tarafındadır. Bir mağazanın ürününü doğrudan üreten bir atölyeden mi, yoksa arada birkaç halka bulunan bir kanaldan mı aldığı vitrinde belli olur. Ürün çeşitliliği, yeniden stoklama ve soruya verilen cevabın hızı bunu ele verir. Aradaki her halka hem marjı hem de bilgi akışını değiştirir; bunu aracı mı üretici mi yazısında ayrıca ele alıyoruz. Kendi mağazanız için soruyu tersinden sorun: alıcı bir ürünün ayarını sorduğunda cevabı kaç kişiye danışarak veriyorsunuz.
Rekabetin gerçek ekseni tekrarlanabilirliktir
Etsy’de bir ürünü bir kez satmak zor değildir. Zor olan, aynı ürünü ikinci ve üçüncü kez aynı şekilde göndermektir. Alıcı fotoğrafta gördüğü parçayı bekler. İkinci partide zincir boyu kayarsa, yüzey tonu değişirse veya kilit tipi farklılaşırsa mağazanın değerlendirmeleri bundan etkilenir. Vitrinin üst sıralarında kalan mağazaların ortak yanı geniş katalog değil, tekrarlanabilir katalogdur. Vitrin kararı bu yüzden aslında bir üretim kararıdır. Bir modeli listelerken o modeli aynı şartnameyle tekrar üretebileceğinizi biliyor olmanız gerekir.
Pazarın bir de takvimi vardır. Hediye alışverişi yıl boyunca eşit dağılmaz; yıl sonu, sevgililer haftası, anneler günü ve mezuniyet dönemi takı aramalarını yukarı çeker. Bu dönemler yeni satıcı için iki yönlü çalışır. Bir yandan arama hacmi artar, bir yandan vitrin daha kalabalıklaşır ve alıcı beklentisi sertleşir. Yoğun dönemde ilk kez satış yapmaya çalışmak, hem üretim tarafını hem de yazışma tarafını aynı anda zorlar. Daha sakin bir dönemde ilk siparişleri almak, akışınızı görmek için daha uygundur. Takvimi bir fırsat listesi gibi değil, bir hazırlık listesi gibi okuyun: hangi modelin hangi dönemde arandığını bilmek, kataloğu ne zaman genişleteceğinizi de söyler.
Kanal kararını nasıl verirsiniz
Etsy’ye girmeden önce şu ayrımı yapın. Elinizde ölçüsü ve ayarı tanımlı, tekrar üretebileceğiniz birkaç model varsa Etsy sizin için uygun bir kanaldır. Böyle bir çekirdek yoksa önce onu kurun. Geniş bir takı kataloğuna bakarak başlayabilirsiniz, ama vitrine yalnızca şartnamesini yazabildiğiniz modelleri koyun. Toptan alım, fason ve private label arasındaki farkı tedarik modeli yazısında karşılaştırıyoruz. Listelemediğiniz bir modeli beklemek, listelediğiniz modeli geri çekmekten her zaman ucuza gelir.